Gözlerimiz inanılmaz, karmaşık organlardır. Görebilmemiz için birçok farklı bileşenin birlikte çalışması gerekir.
Bu, bu bileşenlerden biri bozulduğunda görme için büyük sorunlara neden olabileceği anlamına gelir. Aklınıza gelmemiş olabilecek bir bileşen, gözün içindeki sıvının basıncıdır. Glokom, yüksek göz içi basıncının optik sinire zarar vererek kalıcı görme kaybına yol açtığı bir göz hastalığıdır.
Göz İçindeki Sıvı Dengesi
Gözlerimiz, ön haznelerde (merceğin önünde) aköz hümör adı verilen bir sıvı ve merceğin arkasındaki daha büyük haznede daha jelatinimsi bir sıvı ile doludur. Sağlıklı bir göz, bu sıvıların basıncını, üretilen sıvının gözbebeğinden dışarı aktığı yaklaşık aynı miktarda sağlıklı aralıklarda tutabilir. Glokom bu drenaj döngüsünü kesintiye uğratır ve basıncın tehlikeli bir şekilde yükselmesine neden olur.
Önerilen gözlük: Mustang MU1647 03 Erkek Güneş Gözlüğü hakkında bilgi almak için ilgili siteyi ziyaret edebilirsiniz.
Açık Açılı ve Açı Kapanışlı Glokom
Ana glokom türleri açık açılı ve açılı kapanmadır. Açı kapanması glokomu, iris drenaj kanallarını fiziksel olarak bloke ettiğinde aniden ortaya çıkar. Genellikle mide bulantısı, baş ağrıları, çok bulanık görme, ışıkların etrafında gökkuşakları ve göz ağrısı gibi birçok semptomla haber verilir. Bu gibi belirtiler yaşarsanız, doğrudan göz doktoruna gidin.
Glokom vakalarının yaklaşık yüzde 90’ı (yaklaşık 2,7 milyon) açık açılı türdür. Açık açılı glokomun oluş şekli, gözdeki drenaj kanallarının tıkanmasıdır, bu da etkili drenajı engeller ve artan basınca yol açar. Süreç son derece yavaştır, bu nedenle hasta, hastalık geç bir aşamaya ulaşana kadar semptomları kendi başına tespit edemeyebilir. Düzenli kapsamlı göz muayenelerinin bu kadar önemli olmasının bir nedeni de budur. Açık açılı glokomu erken yakalayıp tedaviye başlayabiliriz.
Glokom Risk Faktörleri
Hepimizin belirli bir düzeyde glokom geliştirme riski vardır, ancak bazı insanlar diğerlerinden daha yüksek risk altındadır. Asya kökenli insanlar, açı kapanması glokomu geliştirme riski daha yüksektir. 60 yaşın üzerindeki kişilerin yanı sıra Afrikalı-Amerikalılar ve Hispanikler, açık açılı glokom geliştirme riski daha yüksektir.
Kalıtım en büyük risk faktörlerinden biridir. Çalışmalar, tüm glokom vakalarının en az yarısının ailesel olduğunu tahmin etmektedir. Spesifik olarak, teşhis konulan bir kardeşi olan birinin kendisinde glokom geliştirme olasılığı on kat daha fazladır. Göz yaralanması ve steroid kullanımı da risk faktörleridir.
Erken Teşhisin Önemi
Bu noktada, glokomun tedavisi yoktur ve bundan kaynaklanan görme kaybı geri döndürülemez. Bununla birlikte, mevcut tedaviler, özellikle erken teşhis edilirse, hastalığın ilerlemesini durdurabilir. Risk faktörlerinizi öğrenerek ve düzenli göz muayenesi programınıza ayak uydurduğunuzdan emin olarak görme duyunuzu koruyun.